Türkiye’de Kendini ‘Kürt’ Olarak Tanımlayanların Oranı İki Kart Arttı

KONDA’nın yaşam Tarzları Araştırması 2018 raporuna göre AK Parti ve CHP’ye oy veren kadınların oranı erkeklerinkinden daha fazla. Sadece HDP, MHP ve İYİ Parti için durum tam tersi durumda.

KONDA’nın hayat Tarzları Araştırması 2018 raporunun tamamı yayınladı. Toplumsal Cinsiyet temalı 174 sayfalık araştırma 31 Mart – 1 Nisan 2018 tarihlerinde Türkiye genelinde; 36 ilde toplam 5793 kişiyle hanelerinde yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi.

 

İnsanların siyasete, dine, geleneksel değerlere bakış açısı şeklinde genel değerleri, tüketim alışkanlıkları, korkuları, yiyecek alışkanlıkları şeklinde birçok pratik hayatı ilgilendiren davranış biçimlerinin “toplumsal cinsiyet” perspektifiyle ele alınan raporda dikkat çekici sonuçları bulunuyor.   

 

Ayrıca 2008 yılı yaşam Tarzları araştırması bulgularıyla meydana getirilen karşılaştırmalar yardımıyla son on yılda ne yönde değişimler yaşandığını gözler önüne seriliyor.

 

Etnik köken

 

Araştırmada, etnik kökene dair soru, “hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız, fakat değişik etnik kökenlerden olabiliriz; Siz kendinizi, kimliğinizi ne olarak biliyorsunuz veya hissediyorsunuz?” şeklinde soruluyor.

 

Bu soruya yanıt verenlerin dörtte üçünden fazlası kendini “Türk” olarak tanımlarken kendini “Kürt olarak tanımlayanların oranı hanım ve erkeklerde yüzde 16 ile eşit seviyede. Arapların oranı ise yüzde 3 seviyesinde. Ev hanımlarında kendini “Kürt” olarak tanımlayanların oranı ise yüzde 19 ile ortalamanın üzerindedir.

 

Raporda, “10 senelik süre zarfında Kürt olduğunu belirtenlerin oranında hemen hemen iki katı bir artış görülmektedir. Bunda nüfus artışının kısmen bir tesiri olsa da en etkili sebebin Kürtler nezdinde Kürt kimliğinin daha fazla tanınmasının ve kimliklerini daha rahat açıklayabilir hale gelmelerinin etkili olduğunu düşünüyoruz” ifadelerine yer veriliyor.

 

Siyasete katılım

 

Araştırmanın “Siyasete Katılım” başlığı ile hazırlanan kısmınde de hanım ve adamların siyasi eğilimine ve hangi partiye oy verdiklerine yer veriliyor.

 

Araştırmaya bakılırsa hanımlar arasında AK Parti’ye oy verenlerin oranı erkeklerden daha yüksek. Özellikle ev hanımları içinde AK Parti’ye oy vereceğini belirtenlerin oranı yüzde 46’yı buluyor. Aynı şekilde CHP’ye oy veren kadın oranı da erkeklerden yüksek.

 

Buna karşılık HDP, MHP ve İYİ Parti’ye oy veren adamların oranı kadınların iki kat fazla. Hanımlar seçimler mevzusunda erkeklere kıyasla daha kararsız, oy verme eğilimi bakımından da erkeklerle eşit seviyede görülüyor. Ev hanımlarının ise oylarına hanımların geneline kıyasla daha çok sahip çıktıkları görülüyor.

 

Araştırmada, kadın ve erkekler içinde hangi partiye oy verdiklerine dair son on yıl içerisindeki yaşanan değişim ise şu şekilde belirtiliyor:

 

“Son on yıldaki değişimle kıyaslandığında AK Parti’ye oy veren kadınların oranı değişmezken erkeklerde küçük bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Ancak AK Parti’ye oy veren ev kadınlarının oranında yüzde 4’lük artış dikkat çekicidir. Dolayısıyla çalışan kadınlar içinde AK Parti’ye verilen oyda bir düşüş yaşandığını söylemek yanlış olmayacaktır.

 

HDP’ye oy verenlerin oranında önemli bir artış görülmektedir. Bu artış erkeklerde daha belirgindir. MHP’ye verilen oylarda bir düşüş görülse dahi İYİ Parti ile birleştirildiğinde hanımlar içinde oranda bir değişiklik gözlenmezken erkeklerde yüzde 1’lik bir artıştan anlatmak mümkündür. Diğer taraftan son on yıl içinde oyu konusunda kararsız olan kadınların oranındaki artış dikkat çekicidir.”

 

Araştırmanın diğer sonuçları

 

Son araştırma hanımların istihdamının arttığını,  erkeklerin ise düştüğüne işaret ediyor. 2008 yılında 15 yaş üstü nüfustaki adamların yüzde 67’si çalışırken bu rakam 2018’de yüzde 62’ye inmiş durumda. Bunun en önemli iki nedeni emekli olan ve öğrenci olan adamların artmış olması.

 

Tasarruf eğilimine bakıldığında ise kadınların yüzde 60’ının, adamların ise yüzde 55’inin para biriktirmiyor. Kadınları para biriktirmeye iten en önemli sebep çocuklarını okutmak, bu oran yüzde 13 görünüyor.

 

“hanım çalışmak için eşinden izin almalı”

 

Araştırmaya bakılırsa her beş kadından bir tek birinin çalıştığı Türkiye’de “hanım çalışmak için eşinden izin almalıdır” şeklinde ifadeyi topluluğun yarısından birazcık fazlası, ortalama yüzde 54’ü onaylıyor.

 

2008 ile 2018 senesinde bu ifadeyi onaylayanlar karşılaştırıldığında son 10 yılda kayda kıymet oranda bir azalma olduğu göze çarpıyor.

 

Hanımların yarısı çalışmak için eşlerinden izin almaları gerektiğini düşünüyor. Erkekler ise bu görüşe daha da fazla katılıyor.

 

Çalışan hanımlar bu görüşe ortalamada katılmazken, çalışmayan kadınlar izin almaları gerektiğine inanıyor.

 

İzin alma gereğine üniversite mezunu kadınların çoğu karşı, üniversite eğitimli erkekler ise bu mevzuda averajda “ne doğru ne yanlış” demektedir.

 

Ev almak da erkekler içinde çocuk okutmak kadar önemli bir para biriktirme sebebi. Sadece tutum için biriktirenler ise kadınlarda yüzde 9, erkeklerde ise yüzde 10 seviyesinde.

 

“kadınların yüzde 10 okuryazar değil”

 

Araştırma eğitimi de ele alıyor. Buna göre Türkiye’de kadınlar erkeklerden daha az eğitimli. Hanımlar ortalamada 7,8 yıl, erkekler ise 9,3 yıl eğitim görüyor.

 

KONDA raporunda eğitim ile ilgili şu tespiti yapıyor:

 

“kadınların yüzde 10’u okuryazar değildir, yüzde 51’i ortaokul seviyesinde, yüzde 25’i lise seviyesinde eğitim almış Buna karşılık erkeklerin yüzde 3’ü okuryazar değildir ve ortaokul ve lise seviyesinden eğitimi olanlar sırasıyla yüzde 45 ve yüzde 33 oranındadır.”

 

"Görücü usulü evlilik en sık başvurulan yöntem, dini nikâh şart"

 

çağdaş hallerine bakıldığında evli kadınların oranı evli adamların oranından daha yüksek. öteki taraftan dul hanımların oranı da dul erkeklerden daha fazla.

 

Evliliklerin iyi mi gerçekleştiğine bakılmış olduğunda görücü usulünün hala evlenmek için en sık başyaralanan yöntem olduğu ortaya çıkıyor.

 

KONDA’nın 2018 hayat Tarzları araştırmasında hanımların yarıdan fazlası adamların ise yarıya yakını görücü usulüyle evlendiğini belirtiyor. Ev hanımlarında görücü usulü ile evlenme oranı ise yüzde 60’lara ulaşıyor.

 

KONDA araştırmasında hanım ve adamın görücü usulü evliliğe bakışlarında farklılık olabileceğini ise şöyle izah ediyor:

 

“Görücü usulü ile evliliğe ilk adımını attığini belirten kadın ve erkeklerdeki oranın kısmen farklı olması kadın ve adam arasında görücü usulüne bakışta nispeten bir farklılık olabileceği izlenimini uyandırmaktadır. Burada erkek evlenmeden önce görüp beğenip evliliğe ilk adımını attıği için karşılıklı karar verdiklerini düşünürken, hanım ailesinin ona uygun bulmuş olduğu kişiyle evlendiği için önceden görüşse bile görücü usulü ile evliliğe ilk adımını attığini düşünebilir.”

 

toplumun çok büyük çoğunluğu bir erkekle bir kadının birlikte yaşamaları için dini nikâhı bir şart olarak görüyor.

 

Bununla beraber son 10 yıl zarfında daha özgürlükçü bir tavra doğru kayma da dikkat çekiyor.

02 Aralık 2019 Van/ Çaldiran- Gündem --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ajans Çaldıran Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ajans Çaldıran hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Van Markaları

Ajans Çaldıran , Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (555) 017 44 65
Reklam bilgi