HDP Seçimlerde Bütün Partilerle Demokrasi İttifakı Yapmaya Hazır

Gazeteci Murat Sabuncu,Halkların Demokratik PartisiEş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Sezai Temelli’nin katılımı ile İstanbul’da gerçekleştiren gazetecilerle buluşma toplantısına dair gözlemlerini yazdı.

Halkların Demokratik Partisi’nin şubat ayında gerçekleşen kongresinde eşbaşkanların değişme ihtimalinin düşük olduğunu ifade eden Sabuncu, Halkların Demokratik Partisi’nin ittifaklara Aleni olduğunu yazdı.

Kürt seçmenin ötekileştirildiğini ifade eden Sabuncu, “"Uzun süredir Kürtlerin yüzde 20'sinden daha azı sağcı bir partiye oy vereceğini söylüyor. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi de Kürt seçmene ulaşmayı başaramazsa tümlüğümüz açısından çok sakıncalı bir durum ortaya çıkar. Halkların Demokratik Partisi'yi ötekileştirmek Kürtleri ötekileştirmektir. Ülneti seven bunu yapmamalı" dedi.

Murat Sabuncu’nun T24’te “Halkların Demokratik Partisi seçimlerde, ‘bagajlarını unutmadan’ bütün partilerle demokrasi ittifakı yapmaya hazır” başlığı ile yayınlanan yazısının bir bölümü şu şekilde:

Halkların Demokratik Partisi'nin 23 Şubat'ta büyük kongresi var. Şu anki eş başkanların bir dönem daha görevlerini sürdürme imkânları var. Devam ettirecekler mi, bu soruya "Taban ve parti organları karar verir" diyorlar ancak bir yandan da Buldan, 'partinin yenilikler ve değişim konusu ile ilgili lider olduğuna vurgu' yaparak, ufak de olsa bir olasılıki de ihtimal olarak bırakıyor. Parti, kongrenin amacını; " Türkiye'nin demokratik geleceğinin biçimlenmesi noktasında sonuçların da olacağı platforma çevirmek" olarak tarif ediyor.

Eş başkanlar kendilerine "Selahattin Demirtaş'ı nasıl bir rol biçiyorsunuz" sorusuna önce, "Demirtaş gözbebeğimizdir" diye cevap verip sonra şunları ekliyor:

"Demirtaş'a yalnızca biz değil, milyonlar bir rol biçiyor. Demokrasi için, barış için. Onunla hem partinin işleyişi konusu ile ilgili, alınan kararlarda hatta önümüzdeki kongre süreciy ile ilgili fikir alışverişinde bulunuyoruz."

Bir soru da Demirtaş'ın 'Devran' kitabının okuma tiyatrosu olarak icrası ve Selvi Kılıçdaroğlu'ndan Dilek İmamoğlu'na, siyasetten sanata kadınların Başak Demirtaş ile dayanışmasıy ile ilgili başlayan tartışmaya dair soruluyor. Aynı zamanda o gecenin khamlecılarından olan Pervin Buldan durumu şu şekilde özetliyor: "O gece bir araya geliş siyaseten değil dayanışma içindi. Tam bir dayanışma oldu. Ancak sonrası yaşananlar tam bir rezalet hatta rezalet ötesi durumdu. Türkiye'yi kurtaracak olan kadın ittifakıdır."

Konu seçimlere geliyor. Sezai Temelli uzun süredir bir erken seçim beklediğini dile getiriyordu. "Önümüzdeki 1.5 yıl içinde olacak" diyor. Her iki eş başkan da 31 Mart ve 23 Haçünkün'da verdikleri destekle birçok yerde belediye başkanlarının iktidarın elinden gidişini hatırlatıyor.

Önümüzdeki seçimlerde benzer ittifaklar için kapılarının Aleni olduğunu söylüyorlar. Burada iki konu ve birkaç soru ortaya çıkıyor. Birincisi Cumhuriyet Halk Partisi ile İyi Parti'nin kurduğu ittifaka fiili olarak Halkların Demokratik Partisi alınmamıştı. Bu durum yani 'desteğini ver ancak tam da yan yana gözükmeyelim hali' tabanda bir kırgınlık yarattı mı? Bu soruya "Halkların Demokratik Partisi de seçmeni de durduğu yer ve verdiği oyla demokrasiye nasıl desteklediğini ayrım ında" cevabı geliyor. Parti isimleri ve ideolojik duruşları tarif edilerek sorulan "Bu partilerle de ittifak mümkün mü?" sorusuna Sezai Temelli şu şekilde cevap veriyor:

"Pek çok partinin neo liberal politikalardan Cizre politikalarına bagajı var. Onları unutmadan acil demokrasi zemininde buluşmaya hazırız. Farklılıklar var ancak ayrım lılıklardan güç alma zamanı. Toplumsal mutabakat zemini üzerinden, başta anayasa değişikliği, demokrasiye geçiş programı uygulanmalı. Bu sistem değişmeli ancak geçmişin parlamenter sistemiyle de olmaz."

Cumhuriyet Halk Partisi ile yapılan ittifak sonrasında, 'kayyıma gerektiği netlikte karşı çıkmama ve Suriye'nin kuzeyine askeri harekete destek' noktalarında bilhassa tabanda bir kızgınlık olup olmadığı, bir daha Kürt seçmenden oy alıp alamayacağı soruluyor. Buldan cevaplıyor:

"Her iki noktada da Cumhuriyet Halk Partisi 'nin duruşu yanlış oldu. Kayyım olayı onların da başına geldi. Askeri harekete Libya'da karşı çıktılar, Suriye'de destek verdiler. Bunlar tabii ki bir kızgınlık yarattı. Ancak Halkların Demokratik Partisi seçmeni bilinçli seçmendir. Demokrasi için bir araya gelinirse destek verecektir."

Araştırmalara göre Kürt seçmenin yüzde 70'i Halkların Demokratik Partisi'ye oy veriyor. Ve bu seçmenin iktidar değiştirmedeki gücü mahalli seçimlerde görüldü. Halkların Demokratik Partisi oluşacak demokrasi bloğunda yer alacağını belirtti. Ak Parti'nin bu partiyi neden kriminalize ettiğinin cevabı Aleni aslında. Ancak bu iç barış açısından riskli bir şey. Ak Parti'nin yakından tanıdığı araştırmacı-analist İbrahim Uslu'nun kısa bir süre önce attığı tweet'i aynen alıntılayarak yazıyı bitiriyorum:

"Uzun süredir Kürtlerin yüzde 20'sinden daha azı sağcı bir partiye oy vereceğini söylüyor. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi de Kürt seçmene ulaşmayı başaramazsa tümlüğümüz açısından çok sakıncalı bir durum ortaya çıkar. Halkların Demokratik Partisi'yi ötekileştirmek Kürtleri ötekileştirmektir. Ülneti seven bunu yapmamalı."

16 Ocak 2020 Van/ Çaldiran- Gündem --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ajans Çaldıran Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ajans Çaldıran hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.